Ramazan hakkında aynı şeyleri tekrarlamanın lüzumu yok. Bilindik şeyleri tekrarlamak boşuna kalabalık olacaktır. Bilgi edinmek isteyen de varsa ilmihaller ve fıkıh kitapları genelde başucumuzda bulunurlar ama televizyon kumandası genelde daha kolayımıza gelir. Neyse… Benim asıl değinmek istediğim “Eski Ramazanlar” meselesi. Eskiden yaşanan Ramazanlar herkesin özlemle yad ettiği günler olmuştur. Ben kendimi bildim bileli bir “Eski Ramazanlar” mevzusudur gider.

Belki de eskiyen Ramazan’lar değil, bizleriz. Çocukluğumuzun Ramazan’ları, gençliğimizin ve şimdiki Ramazan. İleride çocuklarımız da aynı şeyi dillendiriyor olacaklar muhtemelen.

Eski Ramazanlar

Görülen o ki buradaki özlem sadece Eski Ramazanlara değil geride bıraktığımız zamana, anılarımıza daha doğrusu güzel olarak hatırladığımız herşeye. Eski Ramazanlarda doğru dürüst bir iftar yada sahur sofrası görmemiş birisinin özleyebileceği günler değil; o günleri doyasıya ve bütün güzellikleriyle yaşamış olanların özleyebileceği günler onlar.

Bize düşen de sanırım bizden sonrakilere “Eski Ramazanlar” bırakmak.

Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun…